| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

moda,nişanlık,gelinlik,örgü

Fitness Hafızayı Güçlendiriyor

Fitness Hafızayı GüçlendiriyorFiziksel olarak fit olan yaşlı erişkinlerin daha iyi spasyal hafızaya ve daha büyük hipokampusa sahip oldukları tespit edildi.

Hippocampus dergisinde yer alan çalışma, fiziksel olarak fit erişkinlerdeki hipokampus büyüklüğünün spasyal hafızaya % 40 oranında katkı sağladığını ortaya koydu.

Beynin medyal temporal lobunun derinliklerinde yer alan hipokampus hafıza oluşumunda kilit rol oynuyor. Çıkarıldığı takdirde kişinin en yeni deneyimleri hafızaya depolama becerisi de köreliyor. Hipokampus ayrıca spasyal navigasyon ve diğer ilişkili hafıza tiplerinde esaslı rol oynuyor.

ARAŞTIRMALAR KANITLADI  

İnsanlarda bazı aktivitelerin hipokampus büyüklüğünü modifiye ettiğine inanılıyor. Söz gelimi, Londra'da taksi sürücülerinin yer aldığı bir çalışmada, hipokampusun arka bölgesinin deneyimli taksicilerde daha büyük olduğu saptandı. Almanya'da tıp öğrencileri üzerine yapılan bir çalışmada final sınavlarına çalışan öğrencilerde aynı hipokampus bölgesinin genişlemiş olduğu belirlendi.         
 
Yaşları 59 ila 81 arasında değişen, 165 erişkinin kardiyorespiratuar zindeliğini ölçen bilimciler, manyetik rezolans görüntüleme tekniğini kullanarak, deneklerin sağ ve sol hipokampuslarının hacimsel analizini gerçekleştirdiler. Ayrıca katılımcıların spasyal muhakemesini test ettiler.       

Çalışmanın öncülerinden psikoloji profesörü Art Kramer sonuçları şöyle değerlendirdi: 

"Daha fit olan kişilerin hipokampus hacimleri de daha büyük. Hipokampus dokusu daha fazla olan kişilerin spasyal hafızaları da daha iyi. Bu gerçekten klinik olarak anlamlı bir bulgu, çünkü yaşam tarzı olarak benimsediğimiz davranış ve tercihlerin ileri yaşta görülen beyin küçülmesini etkileyebildiği görüşüne destek çıkıyor. Fit kaldığımız takdirde, öğrenme ve hafızada rol oynayan beynin kilit bölgelerini de korumuş oluyoruz."

HİPOKAMPUS NEDİR?

Beyin yarıkürelerinin yan karıncıklarından çıkarak gene aynı karıncıkların tabanını döşeyen sinirsel yapıya verilen ad.

Cinsel arzunun bittiği nokta Aseksüalizm

Cinsel arzunun bittiği nokta AseksüalizmCinsel yaşamdan izole bir hayatın altında; eşcinsellik, odipal çatışmalar, bağlanma sorunları, takıntılı kişilik yapısı, cinsel fobiler, gebelik korkusu, yaş veya çekicilikle ilgili endişeler, bazı psikiyatrik hastalıklar, yakınlaşma sorunları, katı dini ve ahlaki inançlar yatabilir.

PROF. DR. DOĞAN ŞAHİN: Aseksüel gruplar var. Onlar aseksüalitenin felsefi bir tercih olduğunu ileri sürerler. Oysa arzularımız felsefi tercihlerimize göre değil, yetişme koşullarımıza göre belirlenir. Sonradan arzularımıza uygun felsefi, ideolojik fikirler geliştiririz

Geçmişten beri hep vardı… Avrupa'da giderek yaygınlaşıyor. Son yıllarda Türkiye'de de yeni bir tercih gibi ortaya koyuyor bu hayatı seçenler. Özellikle de gençler... Aseksüellik, felsefi bir tercihmiş gibi hayata karşı bir tavır olarak sunuluyor.

Peki, cinsel hayata sırtını dönmenin gerisinde neler yatıyor?   

İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı 'Cinsel Yaşam Sorunları ve Tedavileri Programı'dan sorumlu öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Şahin'e sorduk.
 
Aseksüalitenin altında çok farklı nedenler olabileceğini söyleyen Şahin, aseksüel yaşamlara değinirken önemli bir konuya parmak basıyor. 'Newton eline kadın eli değmemiş biri olarak yaşadı ama benim gibi yaşayanlardan bir grup kurayım, bir derneğimiz, bir cemaatimiz olsun ve bunu da savunalım diye bir işe girişmedi. Şimdi değişen şey bu. Çeşitli ülkelerde aseksüaliteyi savunan cemaatler var. Bunlar kendi durumlarını felsefi bir tercihmiş gibi sunmaya çalışıyorlar' diyor. 
                  
-Peki, felsefi bir tercih değilse nedir aseksüalite?
Aseksüalite cinsel ilginin olmayışı demektir. Cinsel arzunun yokluğu veya çok az olması söz konusu.

- Bir rahatsızlık mı?        
Psikiyatri, bir durumu rahatsızlık olarak kabul etmek için, durumun kendisi dışında iki koşul daha arar. Birincisi, kişinin bundan belirgin bir rahatsızlık duyması. İkincisi, kişinin sosyal ve mesleki işlevlerinde belirgin bir sıkıntıya neden olması. Dolayısıyla cinsel ilgisi olamayan bir kişi bundan rahatsız olmuyorsa veya kişilerarası ilişkileri, sosyal ve mesleki yaşamı belirgin olarak bozulmuyorsa bir rahatsızlıktan söz edemeyiz.

- Tedavi gerektirir mi?
Durumundan rahatsız olmayan bir kişiyi kendisine ve etrafına zarar vermediği sürece tedavi etmeye kalkmak insan haklarına aykırı bir durumdur. Kaldı ki, kendisine zarar verme durumunda bile tedavi zorunluluğu tartışmalı bir konudur. Aseksüellere gelecek olursak ne kendilerine ne başkalarına zarar vermedikleri ve tedavi istemedikleri sürece, 'tedavi görmeleri gerektiği' ileri sürülemez.

-Peki, cinsel arzunun yokluğu neden kaynaklanır?
Aseksüel gruplar vardır. Onlar aseksüalitenin felsefi bir tercih olduğunu ileri sürerler. Oysa arzularımız felsefi tercihlerimize göre değil, yetişme koşullarımıza göre belirlenir. Sonradan arzularımıza uygun felsefi, ideolojik fikirler geliştiririz. Nedenlerine gelince, çok farklı nedenler cinsel arzuların baskılanmasına ve hissedilmemesine yol açabilir. İnsanlar çeşitli arzularını baskılarlar, her hangi bir şeyin baskılanması kendi başına patolojik bir durum değildir. Bastırma en yaygın  ve en temel savunma mekanizmasıdır. Yani kişinin çeşitli nedenlerle kabul etmek istemediği bir arzu söz konusudur.

-Cinsel arzunun tamamen baskılanması hangi durumlarda söz konusu olabilir?
Söylendiği gibi çok farklı nedenler  olabilir. Ancak bu nedenler en yaygın nedenler olsa da herkesi içermez. Çok özel, şahsi nedenler her durum için geçerli olduğu gibi aseksüeller için de geçerlidir. Ancak sıklıkla rastlanan nedenleri şöyle sıralayabiliriz.

a) Eşcinsellik: Bazen kişi gerçekte eşcinsel arzulara sahiptir ancak eşcinsel arzularını homofobisi dolayısıyla o denli kabul edilemez bulabilir ki, tümden cinselliği reddeder.
      
b) Ödipal çatışmalar: İnsanlar yaşamlarının 3-5 yaşları arasında genellikle karşı cinsten bazen de aynı cinsten ebeveynlerine ya da aile üyelerine cinsel arzuları da içeren bir aşk duyarlar. Ancak daha sonra ensest yasağının kavranması, kastrasyon anksiyetesi (cinsel kimlik karmaşası) ve son olarak da süper egonun gelişmesiyle bu aşk sonlanır. Bazı kişilerde bu dönemde yaşanan sorunlar nedeniyle bu aşk bilinç dışında devam eder ve her türden cinsel ilgi yoğun suçluluk duygularına yol açarak cinsel arzuların bastırılmasına neden olur. Bu kişiler başkalarını yüceltebilir, aşık olabilir ama aşık oldukları kişilere cinsel arzu duyamazlar.

c) Bağlanma sorunları: Yaşamın ilk yıllarında anneleriyle güvenli bağlar kurma olanağı bulamayan insanlar daha sonraki yıllarda bir insanla yakınlık kurmak, bağlanmak ve cinsel bir aşk yaşamak konusunda zorluklar yaşarlar. Annelerinden ayrı büyütülen başta maymunlar olmak üzere çeşitli hayvan türlerinde de cinsel ilginin ve ilişki çabasının olmadığı gösterilmiştir.
 
d) Takıntılı (obsesif) kişilikler: Bazı obsesif karakterler hijyen, temizlik, konularında o denli hassastırlardır ki başka bir kişi ile öpüşmek, tensel temasta bulunmak veya vücut sıvılarının karışmasından rahatsız olurlar ve cinsel yakınlık ve ilişki istemezler. Cinsel yakınlığın yarattığı tedirginlik arzu duymalarına engel olur. Cinsel yakınlık gerektirmeyen yakınlıklar, arkadaşlıklar kurabilir ancak cinsel ilişkiden kaçınırlar.

e) Cinsel fobiler veya kaçınmalar: Bazı kişilerin cinsel isteksizlikleri cinsel ilişkinin bazı yönlerine ilişkin kaçınmalara veya korkulara bağlı olabilir. İnsanlarda cinsellikle ilgili farklı zevkler ve farklı şeylerden hoşlanmalar olduğu gibi, farklı şeylerden rahatsızlık da duyabilirler. Sevişme sırasındaki ıslaklıklardan, terden, tükürükten, meniden ya da bazı yerlerinin öpülmesinden, dokunulmasından rahatsız olabilirler ve bu rahatsızlıklarından dolayı kaçınabilirler.
 
f) Çocuk istememek veya gebelik korkusu: Çocuk istememek, kendini anne ya da baba olarak algılamayı istememek, bazen o denli şiddetli bir arzu olur ki, cinsel ilgi ve istek tümden baskılanabilir. Kendini genç kız olarak algılamaktan vazgeçmemek, anneliğin getireceği sorumlulukları üstlenmeye hazır olamamak ya da doğum yapmaktan korkmak gibi nedenlerle gebe kalmak istemeyen bir kadın cinsel ilişkiden kaçınmak için cinsel isteğini ketleyebilir. 
 
g) Bazı psikiyatrik hastalıklar: Depresyon başta olmak üzere birçok psikiyatrik rahatsızlık cinsel isteği azaltır ya da geçici bir süre ortadan kaldırır. Cinsel isteği olumuz etkileyebilecek diğer psikiyatrik rahatsızlıklar şunlardır: Yaygın anksiyete bozukluğu, özellikle cinsellikle ilgili obsesyonların olduğu obsesif-kompülsif bozukluk, Travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk, özellikle anksiyetenin yoğun olduğu dönemlerde şizofreni gibi psikotik bozukluklar.

Zor insanlarla kolay iletişimin yolları

Zor insanlarla kolay iletişimin yollarıYoğun iş stresi altında olanlar, günlük yaşamda iletişim kurmakta güçlük çekenler için çok yararlı bir seminer sizi bekliyor.

Yoğun iş stresi altında olanlar, günlük yaşamda iletişim kurmakta güçlük çekenler, işyerinde patronu ya da iş arkadaşlarıyla çatışma içinde olanlar için Bengi Semerci Enstitüsü ile PTMS (Pharma Tailor Made Services) sağlık sektörüne yönelik 1 günlük seminer düzenliyor.

Farklı sektörlere yönelik hazırlanan seminerin ilki hastane yöneticileri, ilaç sektörü çalışanları ve yöneticilerine özel konularla gerçekleştirilecek.

'Zor İnsanlarla Başa Çıkmak' konulu seminerde, zor insanların iletişim biçimleri, davranışları, zor insanların nasıl anlaşılacağı, iletişim becerileri anlatılacak.

Prof. Dr. Bengi Semerci "Zor insanlar, toplumdan topluma, kişiden kişiye farklı tanımlansa da temelde benzer davranışlar gösteriyor. İletişlim konusunda yaşanan güçlükler ise şirketlerde verimliliğin ve kişisel motivasyonun azalmasına neden oluyor.

Ancak unutulmaması gereken nokta, insanların değil ama davranışların değişebileceğidir. Bir günlük seminerin amacı iletişim konusundaki güçlüklerin üstesinden gelmek için bilgi ve taktikler kazanmaktır" dedi.

4 Haziran 2009 günü Sofa Otel'de düzenlenecek seminere katılanlara dramatizasyon yaptırılarak farklı deneyimler yaşamaları sağlanacak.

Çilekli Milföy Pasta

Çilekli Milföy PastaMalzemeler (6 adet pasta için)
6 Parça Kare Milföy


Kreması için;

1,5 Su Bardağı Süt
1 Çay Bardağı Toz Şeker
1/2 Çay Bardağı Un
1 Tatlı Kaşığı Buğday yada Mısır Nişastası
1 Paket Vanilya
1 Yumurta Sarısı



Yapılışı:

Öncelikle kare milföyleri, ortadan ikiye bölün. Bir tepsiye dizin (tepsiyi yağlamanıza gerek yok) üzerine çatalla delikler yapın. Önceden ısıtılmış, 180 derece fırında, üzerleri hafif pembeleşinceye kadar pişirin.
Krema malzemelerinin tamamını, orta ateşte çırpma teli ile sürekli karıştırarak pişirin. Kaynamaya başlayınca (koyulaşıp, iri göbekler atmaya başladığında) altını kapatın ve arada karıştırarak ılınmasını sağlayın.
Milföyün üzerine pudra şekeri serpip, bir yemek kaşığı kadar krema koyun ve ikiye böldüğünüz, çilekleri dizin. Diğer milföyü kapatın ve üzerine krema sürün ve kakao serpin. Çilekler ile süsleyin.

Hunerlibayanlar

Kırmızı Biberli Tavuk

Kırmızı Biberli TavukMalzemeler :
1 kg. kırmızı biber
2 adet açılmış ve ince dövülmüş tavuk göğsü
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
50 gr. tereyağı
3 diş sarımsak
1 çay kaşığı kimyon
yarım çay kaşığı karabiber
2 adet taze soğan
tuz


Kırmızı Biberli Tavuk Sarması
yemeğinin hazırlanışı:
Kırmızı biberleri bir tarafından boyuna yarıp çekirdeklerini ve sapını çıkardıktan sonra tuzlu suda haşlıyoruz. Ayrı bir kapta tereyağı ,ezilmiş sarımsak ,kimyon ,karabiber ve tuz ekleyip karıştırıyoruz. Biberleri sıcak sudan çıkarıp soğuk suya batırıp kabıklarını soyuyoruz. Fırın tepsisine alüminyum folyo serip üzerine biberlerin yarısını tek kat olarak yaydıktan sonra üzerine tavukları yerleştiriyoruz. Hazırladığımız tereyağlı karışımı tavukların üzerine sürüyoruz. Üzerine rendelenmiş kaşar peynirini serperek kalan biberleri üzerine serip rulo yapıyoruz. Bu işlem biraz özen ve el becerisi gerektiriyor. Sarma işlemi sırasında parmaklarınızdan ziyade avuç içlerinizi kullanmanızı öneririm. Tepsinin üzerini alüminyum folyo ile kapatarak önceden ısıttığımız 200 derece fırında 40-50 dakika kadar pişiriyoruz. Et kendi suyuyla pişiyor ve oldukça fazla su salıyor. Servis yaparken bu suyu kaşıkla üzerine gezdirebilirsiniz. Dilimleyerek üzerine ince kıyılmış taze soğan serpip ,tavuk suyuyla pişirdiğimiz sade pilav eşliğinde sıcak sıcak servis yapıyoruz.

e-lezzet.com

Bu köfteyi kim yemez ki

Bu köfteyi kim yemez kiMalzemeler :
400 gram kekik ve baharatla hazırlanmış köfte
18 adet 30 gramlık pide
200 gram patates püresi
1 su bardağı et suyu
50 gram tereyağı
Domates sosu
Yoğurt sosu


Hazırlanışı:
Küçük hamburger köftesi şeklinde hazırladığınız köfteleri ızgarada pişirin. Tereyağını bir tavada eritin. Pideleri tereyağında alt üst ederek kızartın. Et suyu ve biraz domates sosu ilave edin. Servis tabağına alın. Izgara köfteleri üzerine dizin. Köftenin üzerine patates püresi yayın. Yanında ılık yoğurt sosuyla servis yapın. Domates sosu için ince kıyılmış 1 adet soğan ve 1-2 diş sarımsağı 1 çorba kaşığı margarinde sote edin. Rendelenmiş domatesi ilave edin. Salçayı ekleyip ezin. Defne yaprağı ve tuz ekleyerek pişirin. Servis yapmadan önce defne yapragını çıkartın. Yoğurt sosu için süzme yoğurt, 4 diş dövulmüş sarmısak, 2 tatlı kaşığı tereyağı ve biraz karabiberi bir kapta spatulayla karıştırın.

e-lezzet

Limonlu Pelte

Limonlu PelteMalzemeler
3 çorba kaşığı mısır nisaştası
3 su bardağı su
1 limon kabuğu rendesi
1/2 su bardağı limon suyu
1 su bardağı toz şeker


Yapılışı
Nişastayı bir su bardağı suyla eritin. İki su bardağı su, limon suyu,tozşeker ve limon kabuğunu kaynatın. Kaynayan limonlu suya sicim gibi akıtarak nisaştalı suyu dökün. Karışım koyulaşıncaya kadar pişirin. Ocaktan aldıktan sonra kaselere doldurun. 3-4 saat bekletip tabağa ters çevirip süsleyip servis yapın.


Tazenane

Sigara gözleri de vuruyor

Sigara gözleri de vuruyorADANA (İHA) - Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Halil Aksu, sigaranın gözün korneasına, retinasına, görme siniri ve damarlarına zarar verdiğini söyledi.

Özel Çukurova Göz Hastanesi Başhekimi Op.Dr. Halil Aksu, Türkiye'de yılda 100 bin dünya da ise 4 milyon insanın ölümüne sebep olan sigaranın ilk vurduğu organlardan birisinin de göz olduğunu söyledi. Sigaranın gözde geriye dönüşü olmayan körlüklere sebep olduğunu belirten Op.Dr. Aksu, "Sigara gözün korneasına, retinasına, görme siniri ve damarlarına zarar vermektedir. Görme siniri üzerindeki toksik etkisi yanında iskemi (oksijen kıtlığı) aracılığıyla görme sinirlerinin kurumasına yolaçmakta. Retina üzerine olan zararı ise, kanın ana maddelerinden birisi olan trombositlerin birbirlerine yapışma özelliğini artırarak damarların tıkanmasına ve ayrıca damar sertliğine yol açarak 60 yaş ve üzerine gelindiğinde yaşa bağlı makula dejenerasyonu dediğimiz geriye dönüşü olmayan sarı nokta hastalığına sebep olurki bu da körlük demektir. Yaşa bağlı maküla dejenerasyonuyla oluşan körlüklerin yüzde 27'si sigaraya bağlıdır" dedi.

Op.Dr. Aksu, ayrıca, hastane olarak hastalar üzerinde yaptıkları çalışmada sigaranın göz tembelliğine, görme alanı bozukluğuna, oksijen kıtlığına bağlı görme azalmasına sebep olduğunu tespit ettiklerini söyledi.

Göbek eritmek zor değil

Eyvah, göbeğim var bikini bile giyemiyorum' diyorsanız bu önerileri mutlaka uygulayın!

Deniz mevsimi açılmadan...
Yaz geldi! Siz hâlâ göbeğinizi eritemediğinizi düşünüp, bikini giymeye cesaret edemiyorsunuz. Halbuki şimdi başlayıp uygulayacağınız basit önerilerle, birkaç gün içinde sonuç vermeye başlayacak ve tatil günlerinizde kendinize daha çok güven duyacaksınız. 

Göbeği eritmenin yolları

• Yaz geldi! Siz hâlâ göbeğinizi eritemediğinizi düşünüp, bikini giymeye cesaret edemiyor musunuz?..

• Hemen uygulamaya başlayacağınız basit önerilerle, birkaç gün içinde göbeğinizi kontrol altına alabilir ve tatil günlerinizde kendinize daha çok güven duyabilirsiniz.

İşe az yemekten başlayın

• Akşam yemeklerini bol mineral alabileceğiniz sebze ağırlıklı mönülerle oluşturun. Böylelikle vücudunuz depoladığınız yağları yakmaya başlar.

• Sık sık küçük öğünler yiyin. Şekeri mümkün olduğunca kesin. Vücudunuzun şeker ihtiyacını meyvelerle karşılayın.

• Ancak meyveyi mutlaka bir proteinle birlikte alın ki hemen kana karışıp daha sonra da yağa çevrilmesin!

Egzersizleri ihmal etmeyin

• Egzersizlerinizi sabah kahvaltısından önce yaparsanız gece boyu harcayamadığınız enerji açığını kapatacak ve depolandığınız yağı eriteceksiniz.

• Akşam yemeği sonrası yapacağınız egzersiz ise bütün gün boyunca biriktirdiğiniz şekeri eritecek. Hatta uyuduğunuz sırada da vücuttaki yağ depolarından yakmaya başlayacak.

İp atlayın

• Bacaklar, kasların en çok biriktiği yerdir. Onları güçlendirmek, kalorileri daha iyi yakabilmek ve metabolizmayı hızlandırmak anlamına gelecektir.

• Kalça kaslarınızı güçlendirecek egzersiz yapmak da yararınıza. Hiçbir şey yapamıyorsanız, günde en az 15 dakika ip atlayın. Böylelikle 100 kaloriden fazlasını harcayacaksınız!

• Tüm bunları kendinizi sıkmadan yapın. Unutmayın uzmanlar haftada bir kilo ve 6 haftada bir beden incelmenin ideal olduğunu söylüyor.

2. Kaba tuzla banyo

• Kaba tuz terletir ve vücuttaki fazla suyun vücut dışına atılmasına, derinin metabolizmasının hızlanmasına yardımcı olur.

• Süpermarketten veya bakkaldan birkaç torba kaba tuz alıp, banyodan önce bir bardak kaba tuzu biraz sıcak suyla karıştırarak, karnınızın üstüne sürün. 10 dakika ellerinizle masaj yapın. Daha sonra sıcak suyla durulayıp banyonuzu yapın.

1. Ev işleri

• Yerleri temizlerken elektrikli süpürge yerine bez veya normal süpürgeyi tercih edin. Hava sıcaklığının arttığı öğle saatlerinde çamaşır yıkamayı ve ütü yapın.

• Acıktığınızda, kendinize bir diet yemek hazırlayın. "Aşçı" genellikle kendi pişirdiği yemekleri yemeyi sevmez, böylece az yemek yemiş olacaksınız.

3. Masaj

• Masaj, karın bölgesini eritmek için en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Masaj kremiyle karnınızı ovalayın. Bu uygulama, karın bölgesindeki yağın giderilmesi için etkilidir.

• Masaj, derinin ısısını yükselterek enerji tüketimini artırmanın yanı sıra bağırsakların hareketlerini de hızlandırır. Kan dolaşımını hızlandıran masaj fazla suyun da vücuttan atılmasına yardımcı olur. Her gün bir masaj yapmayı ihmal etmeyin.

4. Diyet

Normal öğünden önce biraz atıştırın. Bu uygulama iştahınızı kapatarak normal öğünde daha az yemek yemenizi sağlar. Ayrıca her gün 15-20 mililitre sirke içerseniz, bir ay içinde sevindirici bir sonuç görebilirsiniz.

5. Beyni çalıştırma

• Eski Sovyetler Birliği'nden bir fizyolog, beyin ne kadar çok çalışıyorsa, vücudun o kadar çok enerji tükettiğini öne sürdü.

• Bu teoriye dayanarak, beyni çalıştırma yoluyla zayıflama yöntemi ortaya çıktı. Bu yöntemde, şişman insanlara kitap okumak, resim yapmak, yazı yazmak, matematik soruları çözmek ve teknik beceri öğrenmek gibi çalışmalar yapmaları öneriliyor.

Otomobil kullanırken de göbek eritebilirsiniz

• Herkes otururken, otomobil kullanırken karın kaslarını sıkılı tutup bırakabilir... Sıkmak, beklemek ve gevşemek önemli.

• Oturduğunuz yerden çapraz karın kaslarını çalıştırmak adına çapraz yönde sağ elinizi sol dizinizi geçecek yönde çevirerek ve sonra aksi yönde tekrarlayarak kasları sıkıp bırakarak çalıştırabilirsiniz.

• Üst karın kaslarını otururken çalıştırmak zordur, otururken en fazla yapabileceğiniz boynunuzu iyice öne doğru eğip çenenizi göğsünüze yaslayıp bir miktar çalıştırmaktır. Karın kasları gerçekten çok önemlidir; insanın duruşunu, bel sağlığını ve bütün olarak da omurga sağlığını etkiler.

• O nedenle mutlaka gerekli özen gösterilmelidir. Oturduğunuz yerde bu egzersizleri yapmayı bir alışkanlık haline getirin. Böylece 'spora zamanım yok' diye bahaneniz de kalmaz.

Göbek eritmek için soya sütü

• Göbek bölgesindeki yağlardan kurtulmak isteyenlere müjde. Amerikalı bilim adamları her gün düzenli olarak soya sütü içeren içeçekler tüketmenin, göbek bölgesindeki yağlanmayı ortadan kaldırdığını ortaya çıkardı.

• Alabama Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, soya sütü fazla şekerin yağa dönüşmesini engelleyerek günlük olarak alındığında karın bölgesindeki yağların erimesini sağlıyor.

• Araştırmayı yürüten uzmanlardan Dr. Daniel Christie, soya sütlü içeceklerin karın bölgesindeki yağları engellemesine bağlı olarak kadınların kalp ve diyabet gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini de azalttığını belirtti.

Suda eriyen vitaminler

B1 Vitamini (tiyamin)

Sinir ve kaslar için gerekli olan karbonhidratların sağlanması ve metabolize edilmesi için gereklidir. Kan dolaşımı ve beyin fonksiyonlarına yardımcı olur.

Kaynakları

Tahıl ürünleri ve kabuklu pirinç, ayçiçeği çekirdeği, yağsız et, balık ve bezelye.

Azlığı

Nadir olmakla beraber azlığı durumunda yorgunluk, iştahsızlık, konsantrasyon bozukluğu, el ve ayaklarda hissizlikle beraber, felç durumu ve ölüme de neden olabilen beriberi hastalığı görülür.

Aşırısı

İdrarla atıldığı için yan etkisi tespit edilmemiş.

B2 Vitamini (riboflavin)

Cilt, saç ve tırnakların oksijen kullanımı için gereklidir. Katarakt tedavisinde faydalıdır.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer ve tahıllar ürünleri.

Günlük ihtiyaç 1,5-2 mikrogram.

Azlığı
Alkolik yaşlılarda bu vitamin azlığı nedeniyle deri lezyonları, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu görülür. Fazlası idrarla atılır.

B3 vitamini (niasin)

Sağlıklı bir beyin ve güzel bir cilt için gerekli bir vitamin. Metobolizmanın tüm safhalarında yer alır. Derin nemi ve mide, safra kesesi sıvılarının salgılanması için gerekli.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer, tahıllar.

Günlük ihtiyaç 15 mgr.

Azlığı
Ağız ve bağırsak derisinde değişiklikler, baş ağrısı, baş dönmesi ve uykusuzluk.

B5 Vitamini (pantotenikasit)
Deri için ve saçların uzaması için gerekli vitamindir. Metabolizmanın tümüne iştirak eder. Yağ, karbonhidrat ve protein parçalanmasında rol alır. Kolesterol sentezinde yardımcı olur. Özellikle başta kortizon olmak üzere, böbrek üstü bezi hormonlarının üretimine yardımcı olur.

Kaynakları
Et, tavuk, balık, baklagiller, tam tahıl ürünleri, süt ve süt ürünleri.

Günlük ihtiyaç 6 mgr.

Azlığı
Doğada bol olduğu için çok nadir görülür.

B6 Vitamini (piridoksin)
Bebeklerin sağlıklı gelişmesi için gereklidir. Çocukların büyümesi, sinir sistemlerinin gelişmesi ve kan yapımı için bu vitamine ihtiyaçları vardır.

Kaynakları
Tavuk, et, balık, yumurta, sarısı, baklagiller ve tam tahıl ürünleri.

Günlük ihtiyaç 2 mgr.

Azlığı
Azlığı durumda göz ve kulak çerçevesinde deri değişiklikleri, ağız içi ve dudaklarda yaralar görülür. Ancak azlığına çok ender rastlanır.

B12 vitamini (siyanokobolamin)
Kan yapımı için gereklidir. Demirin kullanımını kolaylaştırır. Yağın yanmasını kolaylaştırır. Sinir sistemi, ağız  ve boğaz derisinin yapımında rol alır.

Kaynakları 
Balık, et, yumurta, tavuk ve peynir.

Günlük ihtiyaç 3 mikrogram.

Azlığı
Pek rastlanmıyor. Kansızlık, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu gibi durumlar özellikle vejetaryenlerde sık görülüyor.

Biotin
Saç, deri ve tırnakları güçlendiren, güzelleştiren vitamindir. Kan ve deri hücrelerinin üretimi için gereklidir.

Kaynakları
Yumurta, karaciğer, kuruyemişler, soya fasulyesi, tam tahıl ürünleri ve sebzeler.

Günlük ihtiyaç 30-100 mikrogram.

Azlığı
Nadiren görülür. Zayıf ve erken kırlaşmış saçlara ve kuru bir cilde neden olabilir.

İnositol
Damar sertliğini önlediğine inanılıyor. Bunu da kolesterolü düşürerek yapıyor. Saçların uzamasına yardımcı oluyor.

Azlığı
Damar sertliği ve saç dökülmesine neden olabilir.

Kaynakları
Tam tahıl ürünleri, bira mayası ve baklagiller.

Folik asit
Beyin fonksiyonları için hayati önemi vardır. Ana rahminde gelişmekte olan bebeğin beyin, sinir ve sinir sistemi gelişimi için bu vitamine ihtiyaç vardır. Kan hücrelerinin yapımı için de gereklidir.

Kaynakları
Karaciğer, yumurta, tam tahıl ürünleri, kuruyemişler, baklagiller, yeşil sebzeler ve süt ürünleri.

Günlük ihtiyaç: 300 mikrogram.

Azlığı
Kansızlığa neden olur. Ağızda yaralar, dudaklarda çatlaklar, ruhsal durumda değişmeler ve bellek zayıflığı görülebilir.